23 Şubat 2017 Perşembe

tbt... artık...

3 Mayıs 2011'den bir tbt..
2 yaşında bile değilmiş o zamanlar ama haksızlık etmişim evladıma çok güzel resim yapıyor artık ya da yaptığı her şey bana çok güzel geliyor:):):)

...

Bizim buzdolabımızın üstü Lal imzalı sanat eserleri ile dolu...

Açık konuşmak gerekirse bu konuda pek istidatı yok gibi:) Benim de elim değdi ama işte bu kadar oldu sonuç. Bizim çekirdekgiller için pek bir kıymetli, pek güzel aksi mümkün mü?

En büyük keyfi yazı yazmak , boya yapmak ve o boya kalemlerini yemek. Bir çözüm olsun diye adını bilmediğim bir resim yapma zımbırtısı aldım; hani böyle mıknatıslı gibi bir kalemle çizip alttaki çekçekle hepsini temizleyebildiğin tarzda bir şey ama saklanmıyor ya çizilenleri sevmiyorum onu çok...

Her şeyi saklamak istiyorum, ilklerinin hepsini fotoğraflamak, tarihleri bir kenarda tutmak doya doya yaşamak ve ona çocukluğunu anlatmak eksiksiz...

Büyüyor...

Artıyor anılar...

Şımarık çokça, söylemesi ayıp vakti zamanında söylendiğim çocukların tüm kötü huyları var kendisinde :) Çaresiz hissettiğim çok anım oluyor ama genelde anı kabullenip tadını çıkarmaya gayret gösteriyorum. Anne diye çığrınmalarına bayılıyorum, şarkılar söyleyerek uyutuyorum bu bed sesimin onu sakinleştirmesine inanamayarak çokça, gece yanımda uyutuyorum fırsat oldukça, gece ağladığında "annecim yanındayım" diyorum ve susuyor. Ben de şımarıyorum sayesinde. Şimdi farkettim de benden çok o beni şımartıyor sanırım...

Birlikte oyun oynuyoruz çay yapıyor bana, kedicimden kıskanıyor, dans ediyoruz çığlık çığlığa, kocaman öpüyor beni ve beni öptüğü gibi öpmüyor hiç kimseyi...

Doymuyorum doyamıyorum sevmelere. Dün gece cici yaptırırken yanağına "söz ver "dedim; "büyüyünce belki de benim kadar olunca bile gene böyle sırnaşıp koynuma cici yaptır kendine olur mu" dedim. Hıı dedi sözünü tutar mı ki acaba?

Hiç yorum yok: