15 Mart 2017 Çarşamba

İstanbul Modern'de bir gün...

8 Mart vesilesi ile geçtiğimiz hafta çok keyifli etkinliklerin duyuruları yapılmıştı. Ben de çok sevdiğim arkadaşım Özge ile bu günü İstanbul Modern'in organize ettiği etkinliklere katılarak değerlendirmeye karar verdik.

Program günün anlam ve önemine uygun olarak Hidden Figures ile başladı. Bir kez daha, çok yakın geçmişimizde siyah tenli olmanın ve ne yazık ki hala deneyimlemeye devam ettiğimiz çalışma hayatında kadın olmanın zorluklarını tüm Hollywood standartlarıyla ekrana seriyordu. Keyifli bir seyir oldu bizim için böylelikle 2017Oscar listemde eksik tek bir film kaldı ;)


Filmin ardından Sanatçı ve Zamanı adında güncel sergiyi rehber eşliğinde gezdik. Süre az katılım fazla olduğundan bir de seçili bir kaç üzerinden ilerlediğimiz için biraz yetersiz geldi ama bu sergiyi mutlaka gezmenizi tavsiye ederim. Bu sergide Fahrelnissa Zeid, Aliye Berger, Semiha Berksoy, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi benim özellikle sevdiğim sanatçıların eserleri ile genç dönem sanatçıların yenilikçi video ya da yerleştirme çalışmalarını görmeniz ve hatta deneyimlemeniz mümkün.

Sergi 4 Haziran'a kadar devam ediyor, ben fırsat daha yaratırsam bir kez daha ziyaret etmeyi isterim. Bu arada Pazartesi günleri müze kapalı, Perşembe günleri ise ücretsiz gezme imkanı sunuyor.





Şehrimizin ödülü bu müzeyi gezdikten sonra üstüne de bir Karaköy turu harika gider;)

13 Mart 2017 Pazartesi

İkinci el ile sadeleşmek...

Sade bir yaşam yaklaşımı bu aralar bir çoğumuzun gündeminde. Bunu etrafımda keyifle gözlemliyor, sosyal medya hesaplarında paylaşılan deneyimlerden çok şey öğreniyor ve tabi konuyla ilgili yayınları, kitapları okuyorum. Az ile yetinmeyi öğrenmeye çalışmak da ilginç bir deneyim... Ne ara bu kadar çoğaldık, kalabalıklaştık sorguluyor insan...

Gidecek çok yolum var ama bir yandan bu farkındalığa erişmiş olmayı da başlangıcım kabul ediyorum...

Sade yaşam yaklaşımının standart adımı olan dolap detoxu ile başladım hayatıma bu yaklaşınmı yansıtmayı. Klasik bir kadın doladı benimki, eşime ayrılmış bir çeyrek yerle, 4/3 ü işgal etmiş bulunuyorum. İçine giremediğim bedenlere ait kıyafetler de baza altında beklemede uzuuun bir zamandır. Alışverişimi bu sezon itibarı ile gerçek anlamında ihtiyaç düzeyine indirdiğimi düşünüyorum, hedefim kapsül gardropumu oluşturup onu korumak. Peki ya şu bazada bekleyen bir nevi hazinem ne olacak derken, booool bol gözümüze sokulan reklamlardan ilhamla ikinci el satış yapan sitelerde bir kaç parça ile deneme satışı yapmaya karar verdim. 

İlk olarak çekip, yükliip letgo yapayım dedim ama ilk yüklemelerin ardından pişman oldum. Letgo'da kadın kimliğiyle barınmak çok rahatsız edici. Ne yazık ki erkekler bu platformu satıştan ziyade kadınlarla iletişime geçme amacıyla kullanıyorlarmış, abuk sabuk mesajların sokuyla anında profilimi erkek moduna geçirdim. Bir daha kullanmaya pek de heves etmeyeceğimi düşündüğüm bir app olarak bıraktım.

Letgo haricinde modacruz, dolap ve gardrops uygulamalarında da ürünlerimi listeledim. Bu işlerin acemisiyim ama eğer u dört parça ile bir başlangıç yaparsam diğerlerini de bu 3 platformda paylaşmayı hedefliyorum. Sizin de ikinci el paylaşımı konusunda önerilerinize açığım. Satış olaylarını malum hiç bilmem fotoğraflamasını, ücretlendirmeyi falan içimden geldiğince yaptım, pazarlığa açığım...




İlginizi çekerse diye platform isimlerine tıklayarak ürünlerime ulaşabilirsiniz letgo, modacruz ve gardrops uygulamalarında profil ismin bendenvebizden... 

Ve sizi bekleyenler
İpekyol marka kurumsal hayata uygun siyah bir elbise
Adil Işık'tan bir kez giyilmiş mini bir abiye elbise
Koton'dan pembesi acaip tatlı pileli bir etek
Veromoda kaz ayağı düz kesim bir elbise

Siz yine de letgo'ya dikkat edin :))))

2 Mart 2017 Perşembe

Tbt'de bir Lal haftasonu kombini...

8 Mart 2010'dan yani tamı tamına 7 yıl öncesine ait bir tbt desem yanlış olmaz. Ah minnacık ve dombili Laloşum.

...

Benim kızımın neyi eksik, işte Lal'in haftasonu "kombini" :)


Anne aşkını haykıran I Love Mummy tshirtü benden hediye, anladım yani napiim çok seviyor beni...

Şimdilik boy friendi olmasa da özenle paçaları kıvrılmış boy friend kotu var...

Eve girince ayakkabılarımızı çıkardık ama bu kombini tamamlayan Adidaslarını buraya tıklayınca hatırlayacaksınız...

Benim küçük ikoncanım iyi bir başlangıç yaptı bence ne dersiniz :)