24 Nisan 2017 Pazartesi

Masumiyet Muzesi

Masumiyet Muzesi bir Orhan Pamuk projesi... Once buyuk bir ozenle esyalari biriktiriyor, sonra o esyalari bir ask hikayesini anlattigi  romaninda tek tek hikayelendiriyor ve en sonunda Cukurcuma'da bu hikayeler bir muze olarak karsimizda canlaniyor...


70 lerde gecen Nisantasinda yasayan zengin -gunumuz jargonu ile sosyetik- bir is adaminin uzaktan bir akrabasi ile yasadigi tutkulu ve platonik bir ask hikayesini anlattigi romaninda, anlatimiyla ve yaptigi betimlemelerle karakterler bir film gibi gozunuzde canlaniyor. Gercekligine inandiriyor ve bu noktada muzedeki esyalar gercekten Fusun'la Kemal'in yasanmisliklarinin ruhunu yansitiyor...



Ben muzeyi gezmeden once romani okumanin sart oldugunu ve romani ne kadar taze okuyup muzeye gitseniz de Orhan Pamuk'un ozel bir icerikle hazirladigi dijital rehber desteginden faydalanmak gerektigini dusunuyorum... Kitabi ile birlikte gelene muzenin ilk ziyareti de ucretsiz.

Masumiyet Muzesi icin bir proje dedim ben. En ince detayina kadar ozenle dusunulmus, hic bir ayrinti atlanmamis, her asamasinda cok ama cok maddi oldugu kadar belli ki manevi de buyuk bir emegin oldugu bir proje. Bizi bu esi benzeri olmayan hayaline ortak ettigi icin Orhan Pamuk'a tesekkur ederim.

3 Nisan 2017 Pazartesi

Ve artik Mariko bir anne...

30 Mart gunu bir farkliydi Marikom. Dibimizden ayrilmadi, mayisip yilisip durdu bize. Malum hic yanasmaz sagolsun canim... Ama o gun farkliydi.

Sabahtan basladi kucakta gezmeye, aksam saatlerinde de geldi yine yamacima girdi, ortulerin altinda bir tuhaf hareketlenmeler de baslayinca, veterinerimizin onayiyla anladik ki dogum basliyor. Ah nasil bir heyecan o saatten sonra. Tum evi dolanmaya basladi, megerse dogum icin yer ariyormus, en son girdi cis kabina... Ayni bizim dogumlar gibi once kasilmalari basladi, suyu geldi ve ilk bebemiz Çiko benim de yardimimla dogdu. Ellerime dogdu kelimenin tam anlamiyla. Tabi cis kabina dogan bebemiz bembeyaz kum! Mariko saskin, veterinerimizin yonlendirmesi ile pamuk yardimiyla temizledim Marikoyu da cikardim kumlarin ustunden, onlari koyun koyuna koyup kapattim kabun ust kismini cunku diger dogumun kasilmalari da baslamisti o arada. Gece yarisina varmisken yetisti veterinerimiz ve ikinci bebe onlarla birlikte hayata geldi. Sonra ona guzel bir dogum alani hazirladilar, bol masajla 3. Dogumda gelen bebemiz tersti anladim ki Burcu tam zamaninda yetismisti. Ona o surecte yardim etmek gerekiyordu ve bu beni fazlasiyla asardi. 3. Bebemiz Aşk da yardimlarla geldi hayata. 3 bebek de babasina cekmis griydiler. Her dogan bebegi Marikom diliyle temizliyor, memesine aliyordu yani o an yasadigimiz her sey ruya gibi bir mucizeydi... Biz 3 bebe bekliyorduk ama supriz olarak 4 numara da geldi. Onda biraz suni sanci destegi de verildi ve sabah 4 sularinda Mariko ya benzer sapsari ve tosun gibi bir guzellik anneyi zorlayarak da olsa katildi aramizda... 4 bebe o gece merhaba dedi dunyaya...

Ben her ne kadar arastirsam, u tubedan dogum videolari da izlesem her dogum bizler gibi sahsina munhasir oluyor ve bir on hazirlik gerektiriyor. Biz dogum icin bazi alanlar hazirlamistik ama Mariko gitti istedigi yerde yapti ilk 2 dogumunu, olmasini pek tercih etmeyecegimiz çiş kabinda:) Bebeler dogunca neredeyse 15 gun insan eli degmemesi gerekiyormus ki anne onu yabancilamasin ve dislamasin. Bu demek oluyor ki cok sabirli olup o mukkemmel guzellige karsi sabredip sirnasmamali bebelere. Annenin suyu her bebek icin ayri ayri geliyor ve bizim deneyimimizde 1 saat icinde dogumla sonuclanabildi her bir dogum. Bebekle birlikte pesinden bebegin eşi geliyor ve evet ayni o da bizim dogum mantiginda. Anne o esi yiyor ki sut yapsin. Yanlissam duzelttin bizde de bunlardan hap yaptirip alanlar vardi sanki. Bazen esi hemen cikmiyor ona mudahale gerekebilir, ters gelen bebegimizin esini Burcu aldi Marikodan. Dogum sonrasi icin bu yeni aileye kapali ve sicak bir ortam hazirlamak lazim. En idiali buyuk bir karton kutudan yuva yapmakmis. Biz cok kucuk bir meyve kasasi hazirlamistik olmadi haliyle. Anlik bir cozumle Lal'in ikea oyuncak sandigini yuva yaptik ama sabah kalktigimizda Mariko bebelerini kuytu kosede bir sehpamizin altina tasimisti. Yeniden baska bir yer hazirladik ama onlari yine sehpa altinda bulunca anladik ki annemiz orayi uygun gordu. Biz de altlarina kalin kumaslar ve ustune alt acma bezlerinden serip o alani bebelere tahsis ettik. Dogum asamasinda da evde alt acma bezi ya da hasta yatak bezinden bulundurmanizi kesinlikle tavsiye ederim cok kullanisli oluyor. Ilk 7 gun gozler kapali, 15 gun kulaklar duymuyormus bebelerin. Yemekler annenin memesinden, tuvalet ihtiyaci da annenin yardimiyla ilgili bolgelerin yalanmasi ile gideriliyor.  Sonrasinda baslayacak cumbusu heyecanla bekliyoruz.

Bizim 2. Numarali bebegimiz ne yazik ki damaksiz yani dogum anomalisi ile hayata gelmis. Marikoyu ememiyordu. Bu durumda ona ozel bir bebek mamasini alip biberon ve siringa yardimiyla besledim ve tabi bu durumda tuvaletini de bir pamuk yardimiyla elimle yaptirdim ama ne yazik ki 2. Gun sabahinda ayrildi aramizdan onu hep sevgiyle anicaz...

Simdi bebelerimizle tanistirayim sizi...


Sirasiyla anne kuzulari Sütlaç, Çiko ve Aşk a merhaba diin lutfen😘


Evde bu deneyimi yasayacak olanlar icin umarim yardimci olabilmisimdir. Evde bu kadar kedinin varligi huzuru mutlulugu katliyor... Dilerim arzu eden tum kedigil aileler bu mucizeye sahit olur...

Sevgiyle..

15 Mart 2017 Çarşamba

İstanbul Modern'de bir gün...

8 Mart vesilesi ile geçtiğimiz hafta çok keyifli etkinliklerin duyuruları yapılmıştı. Ben de çok sevdiğim arkadaşım Özge ile bu günü İstanbul Modern'in organize ettiği etkinliklere katılarak değerlendirmeye karar verdik.

Program günün anlam ve önemine uygun olarak Hidden Figures ile başladı. Bir kez daha, çok yakın geçmişimizde siyah tenli olmanın ve ne yazık ki hala deneyimlemeye devam ettiğimiz çalışma hayatında kadın olmanın zorluklarını tüm Hollywood standartlarıyla ekrana seriyordu. Keyifli bir seyir oldu bizim için böylelikle 2017Oscar listemde eksik tek bir film kaldı ;)


Filmin ardından Sanatçı ve Zamanı adında güncel sergiyi rehber eşliğinde gezdik. Süre az katılım fazla olduğundan bir de seçili bir kaç üzerinden ilerlediğimiz için biraz yetersiz geldi ama bu sergiyi mutlaka gezmenizi tavsiye ederim. Bu sergide Fahrelnissa Zeid, Aliye Berger, Semiha Berksoy, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi benim özellikle sevdiğim sanatçıların eserleri ile genç dönem sanatçıların yenilikçi video ya da yerleştirme çalışmalarını görmeniz ve hatta deneyimlemeniz mümkün.

Sergi 4 Haziran'a kadar devam ediyor, ben fırsat daha yaratırsam bir kez daha ziyaret etmeyi isterim. Bu arada Pazartesi günleri müze kapalı, Perşembe günleri ise ücretsiz gezme imkanı sunuyor.





Şehrimizin ödülü bu müzeyi gezdikten sonra üstüne de bir Karaköy turu harika gider;)